000 04084nam a22003497a 4500
001 0009111
003 KOHA_MİRAKIL
005 20260207001658.0
007 ta
008 091120b2006 tu |||gr||||#||||0|tur |
020 _a9752634168
_c9,75
040 _aTR-BiSEU
_btur
_cTR-BiSEU
_erda
041 0 _atur
044 _ctu
050 _aNA721
_b.C36 2006
100 1 _aCansever, Turgut.
245 1 _aİslam'da şehir ve mimari/
_cTurgut Cansever ; Turgut Cansever.
250 _a.
264 1 _aİstanbul :
_bTimaş Yayınları
_c2006
300 _a236 sayfa
336 _ametin
_btxt
_2rdacontent
337 _aaracısız
_bn
_2rdamedia
338 _acilt
_bnc
_2rdacarrier
490 1 _aTimaş yayınları ;
_v1499.
490 1 _aTurgut Cansever kitaplığı ;
_v1.
505 _aYAŞAYAN EN BÜYÜK MİMARDAN "İSLÂM'DA ŞEHİR ve MİMARÎ"
_xTimaş Yayınları, geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "2005 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görülen Turgut Cansever'in "İslâm'da Şehir ve Mimarî" adlı kitabını yayınladı.
_xÇeşitli alanlardaki tasarım ve uygulamalarında modern mimarlığın sorunlarına, tarihi, çevresel ve kültürel değerlere ağırlık vererek yaklaşan Turgut Cansever, bugüne kadar üçez Ağa Han Mimarlık Ödülü'ne layık görüldü ve çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda dereceler aldı.
_xİslâm mimarîsi ve şehirciliği konusundaki ufuk açıcı görüşleriyle tanınan Cansever, yalnızca şehir planlamacıları ve mimarların değil, genel okuyucunun da ilgiyle takip ettiği bir düşünür. Cansever "İslâm'da Şehir ve Mimari"de, İslâm mimarîsinin temel meselelerini, mimarlık mirasının korunma yollarını, İslâm şehrinin belirleyici özelliklerini ve İslâm mimarîsi ve şehrinin gelecekte hangi esaslardan hareketle kurulabileceğini felsefî ve tasavvufî bir temelde, çağdaş ve geleneksel ustalardan yararlanarak tartışıyor.
_xCansever'e göre, "her şeyi doğru yerine koymak" (adalet), İslâm mimarîsini tasarlamak için atılması gereken ilk adımdır. Bu da ancak, her şeyi diğer şeylere göre doğru yere koymakla; sadece maddî varlık düzeyinin unsurlarına göre değil, aynı zamanda biyo-sosyal ve dinî hakikatlere, kanunlara göre doğru yere koymakla mümkündür.
_xİslâm mimarîsi, malzemeyi olduğu gibi, niteliklerini inkâr etmeden ve önemine aşırı bir vurgu yapmadan neyse o olarak kullanır. Benzer düşünceler, teknoloji kullanımında da gözlemlenebilir. İslâm mimarîsi, olağanüstü teknolojik bir başarıyı, örneğin bir yapının olağandışı bir aydınlığa kavuşturulması gibi bir şeyi amaç edinmez. Aksine, İslâm'da teknoloji, sadece kendi önem hiyerarşisine göre gerçek ihtiyaçları karşılamak amacıyla kullanılır. Bu, malzemelerin kullanımında İslâm mimarîsinin hâkim bir özelliği olan "teknik"e karşı tabiî bir tutumu temsil eder. Tahta ile taş yahut maden ile çini gibi farklı malzemelerin bir arada kullanılmasında amaç, basit ve ilkel zıt ifadeler yaratmak yerine, birbirine saygılı güzellikleri, bireysel güzellikleri vurgulamaktır.
_xCansever, mimarî anlayışında geçmişle bağ kurarken, değişimi gözlerimizi kapamayı kastetmiyor. "Değişen hayatı değişmez hale getirdiğiniz zaman sizin yaptığınızla, yaşayanlar arasında bir kopukluk ve savaş ortaya çıkar. Dolayısıyla ya değişim yok sayılır ya da değişmeyen insanların hayatı küçültmeye, verimsizliğe yahut ıstıraba mahkûm edilir. O yüzden bence yerel yönetimler ve şehir planlamacıları, Osmanlının yaptığını yaparak en az müdahale, en az planlama, en fazla katılım ve tabiat insan dengesini, mahremiyeti gözeten bir mimarî üslup ve şehircilik anlayışı ile yeni şehirler kurmalıdır."
_x
650 0 _aMimarlık--Türkiye--Tarih.
_922704
650 0 _aMimarlık--İslam ülkeleri.
_922705
830 1 _aTimaş yayınları ;
_v1499.
_98079
830 1 _aTurgut Cansever kitaplığı ;
_v1.
_922706
942 _2lcc
_cBK
999 _c9083
_d9083